Duyurular 
English
 
Anasayfa Biografi Galeri Medya Yazılarım İletişim
  • Benim Denizlerim
  • Mustafa Günen kimdir?
  • Bana göre Sanat
  • Sergi Kronolojisi
 

Benim Denizlerim

Benim için yoldaki su birikintisi, bardaktaki su ve okyanustaki dev dalgalar aynıdır. Çünkü su hidrodinamik yasalara bağlıdır. Suyun bütün halleri bu yasaya göre şekillenir. Aynı yasa gereği bütün su hareketleri, balansı referans alır. Yaklaşık kırk küsur yıldır gözlem ve incelemeler yaptığım için suyun hidrodinamiği ve balansı konusunda ileri düzeyde görsel bilgiye sahibimdir.

Resimlerimde ışığa çok önem veririm. Kaynağı belirli veya gizemli bir yerden mutlaka ışık aktarırım. Ancak açık denizlerdeki devasa dalgalar kütlesi yoğun olduğu için ışık geçirmezler. Ama ben, yine yasaya ve balansa bağlı kalarak denizdeki ışık ve suyun ışık geçirgenliği konusunda kendimce uygun değişiklikler yaparım. Bazen kendi sahillerimizden de resimler yaparım ama birebir aktarmam. Ayrıca kompozisyonlarımdaki canlı, cansız hiçbir görsel unsurun taslağını önceden tuvale çizmem. Çünkü bölge görselindeki kimi kayalıkları kumsala çevirir, kimi kumsalı da kayalarla bazen de ağaçlarla donatarak kendi yorumumu mutlaka katarım. Dolayısıyla doğrudan boya ile başlarım.

Realist resimlerde teknik, fotoğrafik başarı oranı ile ölçülür. Çünkü tuvaldeki renk ve diğer tüm görsel formlar fotoğraf kuralları ve doğal disiplinin çizdiği sınırlara tabidir. Kısaca sanatçının fırçası özgür değildir. Ancak ben, resimlerimin mümkün olan her yerinde fırçamı özgür bırakırım. Birçok formun içerisindeki renk yapılanmaları adeta gelişigüzel vurulmuş fırça darbeleriymiş izlenimini verir. Yine ne ışık ne de gölge renklerindeki ton aralığı geçişlerinde fotoğraftaki gibi renkleri birbirine yedirmem. Çoğunu bağımsız dokunuşlar şeklinde aktarırım. Bu yüzden benim resimlerime yakından görenler “ Resimlere yakından bakınca karmaşık; geriden bakınca fotoğraf gibi” yorumlarını sıklıkla ifade ederler.

Son olarak, yaptığım resimlere özellikle deniz resimlerine gelince, bizim sahillerimiz de dâhil, yaptığım hiçbir deniz resmini herhangi bir denize bakarak aktarma yapmam. Bundandır ki benim denizlerimin aynısı doğada yoktur. Her bir deniz resmim bir Mustafa Günen denizidir ve dünyada tektir. 

Mustafa Günen        

Plastik sanatlar tarihimizi incelediğimizde ve günlük yaşantımızda şu veya bu sebeple tahsil hayatına devam edememiş, ama gönüllerini resme kaptırmış birçok sanatçı ile karşılaşmaktayız. Bu insanların büyük bir bölümü ekonomik ve sosyal sıkıntılar, ailevi baskılar nedeniyle içlerindeki bitmez tükenmez resim yapma aşkının gönüllerindeki duygu ve düşüncelerini, coşku ve heyecanlarını, daha doğrusu yapmak istediklerini dışa vuramamışlardır. Bazılarında geçim derdinin kıskacı fırçalarına pranga vurmuş, bu da onların inkişafını önleyerek dar bir çerçeve içerisinde sıkışıp kalmalarına meydan vermiştir.

Kendi kendini yetiştiren,doğayı kendine en büyük öğretici olarak gören ve ona sığınanlar ise ölümsüz yapıtlar yapmışlar şöhret sınırlarını aşmışlardır. İşte 1956 doğumlu ressam Mustafa Günen kardeşim de bu kategori çerisinde yer almaktadır. Mustafa Günen' in yaptığı deniz tablolarını izlerken denizlerin berraklığını dalgaların sevgiliye koşan bir aşık gibi sahile hücumunu ve denizlerin feryadının sevincini fırça ile ifade eden bir şair olduğunu görürsünüz. Onun itinalı ve bilinçli tuşlarla gökyüzünün sonsuz derinliklerini gösteren fırçası, dalgaların gazaplı ve tehevvürlü hücumlarını keşfedilmez bir renk armonisi ile ifade edişi her ressamın yapamayacağı bir kabiliyetin ve bi Allah vergisinin ürünüdür. O Akdeniz' in rengarenk sularının, Ege' nin efsaneler fısıldayan akışlarını, Karadeniz' in korkunç ve isyankar semasını, hala güzelliğini korumaya çalışan Marmara adalarının koylarını, ıssız bucaksız Anadolu yaylalarını, kuş uçmaz kervan geçmez yörelerini kendine ilham kaynağı olarak seçmiş, ince, terbiyeli, mesleğine saygılı ve her gün daha çok olgunlaşan bir sanatkarımızdır. O raks eden suların nağmelerinin, fırtınaların içler sızlar feryatlarını kayalara çarparak kırılıp köpükler çıkartan denizin bilinmeyen sırlarını çözmüş bir deniz ressamımızdır.

Naci TERZİ | Koleksiyoncu ve Sanat Danışmanı


Var oluşa, yaşam biçimine, geleneksel kabul, kavram ve algılamalara kendi düşünce yeteneği ile geliştirdiği perspektiften bakarak yorumlama veya itiraz etme ruhsatıdır. Bu ruhsat ancak eseri seyredilen sanatçı için sanatseverler anlamasalar dahi bu ne yapmış demek yerine, mutlaka bir bildiği vardır, yorumu ve saygısını sağlayarak elde edilir. Resme uyarlarsak; önce görüneni bilineni ışığıyla rengiyle çok iyi analiz edebilmeli ve tuvale aktarabilmeli iyi bir sanatçı. Üstad olduktan sonra da görüneni bilineni veya görünmeyeni, bilinmeyeni, kavramları kendi yorum ve kendine ait bir üslup ile plastik değerlerde yeniden ifade edebilmelidir. O zaman eseriniz anlaşılmasa da saygı duyulur ve "Bunu ben de yaparım," düşüncesinde olmaz diğer insanlar. İstisnalar dışında sanatçı olmaya giden yolun bu olması düşüncesindeyim. Aksi halde suistimal ve spekülasyon kapısı açık olur ve giren de çok olur ve öyledir. Bence resim sanatında akademiler önce usta hatta üstad yetiştirmeli; işin master kısmında modern tarzda çalışma yapmalıdır. Doğru olan budur. Zira akademilerin sanat olarak kabul ettikleri tüm izlenimlerin yaratcılarının çoğu, hatta belki de tamamı bu yoldan geçerek olgunlaşmışlardır.



1997 - Valör Sanat Galerisi, Ankara
1997 - Papedland, İstanbul
1997 - Antalya ve Mersinde Karma Sergiler
1997 - Dedeman Art Galeri, Ankara
1997 - İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, İstanbul
1998 - Deniz Müzesi Deniz Resimleri Yarışması, İstanbul
1998 - Artium Sanat Galerisi, İstanbul
1998 - İMKB, İstanbul
1999 - Galeri Selvin, Ankara
2000 - Eylül Sanat Galerisi, İstanbul
2000 - Feshane Sadabat Sarayı, İstanbul
2000 - İstanbul Sanayi Odası Sanat Gallery İstanbul
2000 - Deniz Ticaret Odası, İstanbul
2001 - Ankara Hilton Oteli, Ankara
2002 - Ankara Şehir Kulübü Sanat Galerisi, Ankara


2003 - Tüyap Sanat Fuarı, İstanbul
2004 - Artium Sanat Galerisi, İstanbul
2004 - Ankara Hilton Oteli, Ankara
2005 - Artium Sanat Galerisi, İstanbul
2006 - Selvin Sanat Galerisi, Ankara
2006 - Gallery Nevill, Canterbury U.K
2007 - World Fine Art, New York
2007 - Chelsea Uluslararası Resim Yarışması, New York
2008 - Agora Gallery Collective Exhibition, New York
2008 - Maritime art auction CHRISTIE’S, New York
2009 - Vakıfsanat Galerisi, Ankara
2009 - Ekavart Galeri, İstanbul
2009 - Maritime auction CHRISTIE’S, London
2010 - Art Bosphorus Fuar, İstanbul
2011 - İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi, İstanbul

 
©2020 Mustafa Günen Tüm hakları saklıdır. Görsel ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
 
facebook twitter